RİSK ALMADAN BAŞARILI OLMAK MÜMKÜN MÜ?

Risk almak pek çok kişi için korkunçtur. Oysa heyecan vericidir, kendimizi sınama imkânı sunar ve hayatımıza eğlence katar. Risk almanın eğlenceli bir şey olduğunu keşfetmek için ufak denemeler yaparak bir başlangıç yapabilirsiniz. Kaybetmeye tahammül edemeyeceğiniz konularda değil ama kaybetmenin canınızı az acıtacağı konularda yapabilirsiniz bu denemeleri. Hata yapmak ve kaybetmek de büyük özgürlüktür. Kendinizi mükemmel olmanın esaretinden kurtarın.

Her Şeyini Kaybetme Korkusu

Talihsiz olaylar yaşayanlar daha sonraki dönemlerde hayatın devam ettiğini ve kendilerini toparlayabildiklerini görürler. Bu gibi bir durumla karşı karşıya kalmayanlar ise kendilerinde mevcut olan zorluklara dayanma güçlerini keşfedemezler.

Bizler, her şeyimizi kaybetmenin hayatımızın sonu olduğunu, bundan sonra yapacak bir şeyimizin kalmadığını zannederiz. Tam aksine, göz kamaştırıcı bir başarıya ulaşmış olan pek çok kişi bunu, önce her şeylerini kaybetmeleri sayesinde yapabilmişlerdir. İlk yolculukta edinmiş oldukları bilgelik, ikinci seferde onlara büyük bir destek vermiştir. Hayatınızı tekrar ve yeniden inşa etme gücünüzü idrak edebilmeniz için bile bir şeyler kaybetmeye değer.

“Ya büyük düşün ya da git evinde otur!” diyenler vardır. Kulağa çok küstahça geliyor, ama şunu da eklemek gerekir: İşler iyi gitmezse ailenizin oturduğu evi gözden çıkaracak kadar da büyük düşünmeyin. Hiç riske girmemek ya da çok fazla riske girmek iki uç noktadadırlar. Bazıları, elindekileri kaybetme korkularından dolayı kendilerini gereğinden fazla güvence altına alma yanılgısına düşerler. Bazıları da, Yunan Mitolojisi’ndeki İkarus gibi balmumundan yapılmış olan kanatlarıyla güneşe doğru uçmaya çalışırlar. Gereğinden fazla tehlikeye atılan kişilere şunu hatırlatmak isterim: Riskler, bir kumar oyunundan farklıdırlar, onlara akıllıca yaklaşın! Çok tedbirli adımlar atanlar ise şunu bilmeliler: Her şeyinizi kaybetmeniz, hayatınızın sonu değildir.