PROFESYONEL YAŞAMDA REKABET

Rekabet sözcüğü bazı kişiler için iticidir. Ancak profesyonel yaşamda başarılı olmak için buna ihtiyacımız var. Hırslı olmakla, azimli ve rekabetçi olmak arasındaki farkın altını çizmek gerekir. Hırs, istediklerini elde etmek için her yolun mubah olduğunu düşünenlerin özelliğidir. Fakat azimli olmak, kendimizi geliştirmek ve motivasyonumuzu sürekli olarak dinç tutmak için ihtiyacımız olan rekabetçi yönümüzü kullanmamız anlamına gelir.

Hepimiz, doğuştan rekabetçi bir ruha sahibiz. Bu avantajı kullanabiliriz. Başarılı insanlarla arkadaşlık etmeyi sevmemin nedenlerinden birisi de onların, yarışa girme dürtümü tetiklemeleridir. Benden daha genç ve daha başarılı olan birisini görmek, azim duygumu yükseltir. Zaman zaman da dostlarımı geçmeye çalışmaktan kaçınırım. Bence bu ikisinin arasında bir denge tutturmak gerekir. Hayatın bir yarış olmadığı görüşü, emniyet şeridinde oyalanmak anlamına gelmez. Rekabet sağlıklı şekilde de yapılabilir ve bunu, birbirimizi daha yüksek hedeflere ulaşma yolunda teşvik etmek için kullanabiliriz. Ama başkalarının başarılarını kıskanarak, canınızı sıkmayın. Bu sizi, onları geçmeniz adına motive etsin.

Ekibinizdeki rekabetçi ruhu aktifleştirmek için ise meydan okuyun, ama bunun sempatik yollarını bulmayı da ihmal etmeyin. Meydan okumanın, insanlık tarihi kadar uzun bir geçmişi vardır. İçinizde uyanan bir dürtü, sizi karşılık vermeye iter. Kişisel bir meydan okumayla karşı karşıya kalınca insanlar daha azimli davranırlar. Bu nedenle bir ekip lideriyseniz meydan okuma becerisi kazanmalısınız. Bunu yapmak, sizi biraz savunmasız bırakabilir. Ama ekinizin daha istekli çalışmasını sağlar. Meydan okumak bir sanattır. Mesela bir işin ucuna ödül koymayı deneyebilirsiniz. “Şu seviyeye ulaşırsan seni Antalya’ya tatile yollayacağım” diyebilirsiniz.