PATRONUN YA DA MÜDÜRÜN GÖZÜNE GİRMEK

Başlığımız biraz dalkavukça görünebilir. Ancak yükselmemizin ve daha başarılı olmamızın yolu üstlerimizden geçiyor. Üstümüz olan kişilerle aramızın iyi olmasının, bizi sevmelerinin ve takdir etmelerinin, yolumuzu açacağı tartışılmaz bir gerçek. Tabii bunu kişiliğinizden ödün vermeden ve samimi bir şekilde yapmamız gerekiyor.

Özellikle iş hayatında karşınızdakine saygı duyduğunuzu hissettirmek, atmanız gereken ilk adımdır. Hele ki işe yeni başladıysanız… Çünkü iş ortamı, güç savaşlarını en yoğun yaşadığımız meydandır. Kimse kimseye kendisini ezdirmek istemez ve üst pozisyondakiler de iş ve personel üzerinde hakimiyet kurabilmek için saygı uyandırmaya çalışır. Böyle bir durumda herkesin önceliği saygı konusudur. Bu yüzden küçük jestlerle de olsa saygılı davranışlar sergileyin. Mesela; bay-bayan ve yaş gözetmeksizin yol verin, kapıdan geçerken öncelik tanıyın. “Buyrun, lütfen” gibi kelimeler kullanın.

İkinci adım kesinlikle samimiyet kurmaktır. Çünkü saygı gördüğünü hisseden kişi artık size karşı gardını indirir. Yine saygınızı yitirmeden ve laubali olmadan karşınızdaki kişiyle ilgilendiğinizi belli edin. Mesela; dün “Çok uykusuzum” dediyse, bugün “Nasılsınız, dinlenebildiniz mi?” diyebilirsiniz. Bu, onunla ilgilendiğinizi hissettirir.

Çalışkan ve azimli olduğunuzu yansıtın ama hırslı görünmekten kaçının. Birilerini tahtından etmek istiyor imajı çizmek yerine üstünüz olan kişinin iş yükünü hafifletmeye çalışarak yardımsever yönünüzü fark etmelerini sağlayın. Aslına bakarsanız birilerini tahtından etmeye uğraşan kişi de yardımsever kişi de aynı şeyi yapar. Yani üstü olan kişiden mümkün olduğunca çok şey öğrenip onun işlerini devralmaya çalışır.

Kısacası saygılı, samimi ve çalışkan olmak hayatta her zaman puan getirir, daha da önemlisi bizi onurlu, mutlu ve huzurlu kılar.