KENDİMİ BAŞARISIZ HİSSEDİYORUM!

            İş dünyası, büyük bir oranda şu uyarıyı dikkate alır: “Geçmişte elde edilmiş olan sonuçlar, gelecektekiler için bir garanti teşkil etmezler. Bir girişimin başarılı sonuçlar vermesi, inanca dayalıdır. İşin gerektirdiği ilkelerin uygulanması ve yeterli sabrın gösterilmesi sonucunda başarıya ulaşılacağına olan inanç çok önemlidir. Ancak yine de hiç kimse size, sonuçların istediğiniz gibi olacağının garantisini veremez.

İlk denemede alabora olmuş hangi insan, bir daha aynı nehre girmek ister ki? Bir hayal kırıklığı yaşadıktan sonra tekrar girişimde bulunmak insana oldukça zor gelebilir. Varınızı yoğunuzu ortaya koymuşsanız ve sonuç da istediğiniz gibi olmamışsa başarısız olmanız size şiddetli bir acı verebilir. Böyle bir acıyı küçük göstermek niyetinde değilim. Başarısızlığı cazip gösterecek hiçbir şey söyleyemem. Güvendiğiniz dağlara kar yağması kesinlikle çok üzücü olan bir şeydir. Başarının getireceği o tatlı hissi düşlerken büyük bir fiyaskoyu kucağınızda bulmak, kendinize olan güvene inen acımasız bir darbe gibidir. O güveni tekrar kazanmak ve içgüdülerinize tekrar güvenmek biraz zaman alabilir.

Son deneyiminiz bir felakete dönüşmüş olabilir. Neyse ki böyle bir durumun vermiş olduğu acıyı yok etmenin bir yolu vardır. Yeni ve güzel bir deneyim yaratmak arzusu, bu yolun ilk adımıdır. Başarısızlık size, kişiliğinizi geliştirme fırsatları verebilir. Ama bu başarısızlıklara takılıp kalırsanız, bu durumdan olumsuz yönde etkilemeye başlamanız işten bile değildir. Kötü deneyimlerin hayatınıza yön vermelerine engel olmanız şarttır.

Bir başarısızlık, eğer sizi bir başka atılım yapmaktan alıkoyuyorsa siz onu, hayatınıza hükmetme derecesine yükseltmişsiniz demektir. Tek bir kötü olayın sizi kontrol etmesine izin vermeyin. Risk almaya devam edin. Amaç, deneyimlerinizden edindiğiniz bilgileri yeni girişimleri daha başarılı kılmak amacıyla devreye sokmak olmalıdır. Bunu başarılı olma yolundaki bir egzersiz olarak düşünebilirsiniz.

Size üzüntü ya da acı veren bir olay yaşadığınızda insani bir tepki vererek kendinizi koruma altına alırsınız. O acıyı tekrar yaşamak istemediğiniz için ondan sonraki her türlü düşünce, eylem ve karar bu deneyiminizin filtresinden geçmeye başlar. Kendinizi korumaya çalışmanız mantıklı bir davranıştır. Etrafınızı adeta bir çitle çevirmek ve daha küçük hayaller kurmaya başlamak…

Hayatınızı mahveden şey, aslında o talihsiz olay değildir. Bunu yapan, yaralarınızla baş etmek için takındığınız o korumacı tavırdır. Böyle yaptığınızda, yaşadıklarınızdan bir ders çıkarmak yerine, acınızın kölesi olursunuz. Bu gibi durumlarda yaptığınız seçimlerle, yaşamış olduklarınıza bir cevap verirsiniz. Bu cevap, içinize kapanmak da olabilir, yaşanılanlardan ders çıkarıp yola yeniden ve daha güçlü olarak çıkmak şeklinde de… Seçim sizin.