İŞE YENİ BAŞLAYANLAR İÇİN REKLAMCILIK JARGONU

Reklamcıların kendilerine özgü terimlerine (jargonuna) hâkim değilseniz ilk birkaç haftanızı “Ne hakkında konuşuyor bunlar?” diyerek geçirebilirsiniz. Özellikle sabırsız yöneticileriniz sizden bir iş isterken bu kelimeleri kullanır ve fakat ne anlama geldiklerini açıklamaya teşebbüs etmezler. Bu yüzden sık kullanılanlardan birkaç örnek verelim de Fransız kalmayın:

–          Advertorial: Dergiler ve gazetelerde habermiş gibi yapılan reklamdır. Televizyonda ise ürünün ya da hizmetin uzun ve detaylı bir şekilde tanıtılıp anlatılmasıdır. Tanıtıcı reklam olarak Türkçeleştirilir.

–          Spot Reklam: Genelde bir, bazen birkaç slogana ürünün görüntüsü ve müziğin eşlik ettiği, ürün hakkında bilgi aktarmanın öncelikli olmadığı reklam tipidir.

–          Bant Reklam: Dizi, film, maç ya da herhangi bir program sırasında ekranın altında bir şerit içinde gördüğümüz reklamdır.

–          Sanal Reklam: Ürün yerleştirme de denilebilir. Örneğin; bir dizide oyuncunun önünde duran gazlı içeceğin markasını görmemiz ya da dizideki oyuncuların bir reklam tabelası yanından geçirilmesi sayesinde izleyicinin de gördüğü reklam.

–          Pack Shot: Genellikle reklamın son karesi kast edilir.

–          Barter: Başka bir firmayla yapılan takas anlaşmasıdır. Örneğin; reklam ajansınız bir araç kiralama şirketiyle anlaşarak o şirketin reklamlarını çeşitli yerlerdeki tabelalarda yayınlamak karşılığında personelleri için bir yıllık araç kiralama hakkı elde edebilir.

–          Branding: Bir marka yaratmak ya da oluşturmak olarak açıklanabilir. Örneğin; bir restoranın bilinirliğini artırmak ve değerini yükseltmek için o restoranın imajını, ismini, logosunun tasarımını, sloganlarda kullanacağı üslubu vs. belirlemektir.

–          Creative: Kreatif şeklinde okunur evet ama bu şekilde yazılması komiktir. Türkçe yazmak ya da söylemek istiyorsak “yaratıcı” kelimesini kullanmak daha doğru olur.

–          Konvansiyonel Reklam: Bu kelimenin İngilizcesi “conventional”dır. Türkçe karşılığı ise “uzlaşılmış, alışılagelmiş” ya da “geleneksel”dir. Sektörde kullanıldığında televizyon, gazete, dergi, tabela gibi klasik mecralarda yapılan reklamlar kast edilir. Karşıtına ise cep telefonu uygulamaları yoluyla ya da sosyal medya yoluyla yapılan interaktif reklamlar örnek verilebilir.

–          Marketing: Kısaca bir ürünün, hizmetin ya da markanın çeşitli mecralar ve yöntemler kullanılarak pazarlamasının yapılmasıdır.

–          Event: Türkçesi “etkinlik”tir. Örneğin; bir ürünün satışını artırma amacıyla gerçekleştirilen; içinde konser, yarışma ya da söyleşi gibi öğelerin yer alabileceği festivaller.

–          Advertising: Türkçe karşılığı “duyurma, ilan etme”dir. Sektörde reklam, ilan anlamlarında kullanılır.