HEDEFLERİME ULAŞMAK İÇİN NE YAPMALIYIM?

İş yaşamında ya da özel yaşamda ulaşmak istediğimiz hedefler, elde etmek istediklerimiz ve hayallerimiz vardır. Gözlerimizi kapatıp bunların gerçekleştiğini düşlemek bile bir keyiftir. Sıra eyleme geçmeye, engelleri aşmaya geldiğinde ise bu güzel resim bir anda gözümüzün önünden kaybolur. Oysa o resme en çok o an ihtiyacımız vardır.

            Hedeflerimize doğru ilerlerken karamsarlığa düştüğümüz anlarda bize yeniden güç verecek olan duygu azimdir. Öncelikle azim duygumuzu dinç ve aktif tutmayı bir alışkanlık haline getirmeliyiz. Çünkü azim, izlememiz gereken yolu göstererek bizi başarıya ulaştırır. Peki azim nasıl oluşur? Bazı insanlar doğuştan daha azimli olabilirler mi? Azimli olmadan, başarıya ulaşmak mümkün mü?

Azimli olmak bir yetenektir ve herkes bu yetenekle doğar. Her bebek, acıktığında ya da altının kuru olmasını istediğinde ortalığı birbirine katmaya doğuştan yeteneklidir. İster gece yarısı ister sabahın körü olsun, ihtiyaçlarının karşılanması için azimle haykırarak sükûneti bozmaktan hiç çekinmez.

Azim, hedefimize varabilmemiz için bize harekete geçme gücü verir. Herkesin sahip olduğu doğal bir eğilimdir ve onsuz, başarıyı yakalamak imkânsızdır. Azim, insanları hedefe doğru çeker. Verilen emeğin değerini bilmek ise, hedefe bağlı kılar. Üzerine olumsuz duygular ve düşünceler yığılsa da azim kaybolmaz. Ancak bazı şeylerin üstesinden gelemediğimiz durumlarda devre dışı kalabilir.

Başarıyı elde edebilmek için ne kadar azimli olmamız gerekir? Ne kadar çok olabiliyorsak o kadar… Çünkü azim, hedefimize doğru giderken yarı yolda kalmamızı engelleyecek olan en önemli unsurdur.

            Azim, her insanda farklı şekillerde kendisini gösterir. Herkes bu yönünü başkalarına yansıtmayabilir. Öyle kimseler vardır ki elde ettikleri başarıyı bilmesek içlerindeki azmin büyüklüğüne inanmayız. Ne kadar azimli olduğunuzu kimseye ispatlamak zorunda değilsiniz. Yani ürünlerini uzun uzun allayıp pullayan satıcılar gibi gösteriş yapmanız gerekmez. Mesele, başkalarına çabanızı ve kararlılığınızı göstermek değildir. Mesele, hedefinizi gerçekleştirebilmek için yanıp tutuşmaktır. M. Forster’ın dediği gibi: “Azimle çalışan tek bir kişi, isteksizce çalışan kırk kişiden daha çok şey başarır.”

Bazı insanların, doğuştan daha azimli olması mümkün müdür? Bu doğru olsaydı, kendimizi hemen “doğuştan azimli olmayanlar” sınıfına sokar ve kolayca işin içinden çıkardık. Azmin mizaçtan mı, yoksa yetiştirilme şeklinden mi kaynakladığı bilinmiyor. Psikologlar “mizaç mı, yetiştirilme şekli mi önemlidir” konusunu yıllardır tartışıyorlar. Ancak kesin olan tek bir sonuç var: Azimli olan kişiler, azimli olmayanlara göre daha başarılılar.

İsteyen herkes, hedefini gerçekleştirmek için daha kararlı davranabilir. Demek ki hangi azim seviyesiyle doğarsanız doğun, potansiyeliniz vardır ve onu yükseltmeniz gerekir. Çünkü azim, başarıyı mıknatıs gibi kendisine doğru çeker.