Davranış ve Düşünme Yönetimi

Hepimiz şu düşüce biçimiyle yaşamımızı sürdürmeliyiz: “Başıma gelenlerin hepsine ben karar veremem. Ama düşünce ve davranış biçimimi her zaman ben seçerim.” Clement Stone şöyle der: “İnsanlar arasında olan çok ufak bir fark, sonuçta büyük bir fark oluşturur. Bu ufak fark, davranışlarımızdadır. Büyük fark ise olumlu ya da olumsuz olabilir.

Hayatta yaşadığınız olaylardan bazıları kontrolünüz dışında, bazıları ise kontrolünüz altında gelişir. Kontrolünüz dışında sergilediğiniz davranışların, hayatınıza etkisi olabilir. Kontrolünüz altında olan davranışlarınız ise hayatınızı kesinlikle değiştirirler. Davranış biçiminizi, en değerli varlığınız olarak kabul edin. Davranışlar, düşünce alışkanlıklarından başka bir şey değillerdir. Düşüncelerinizi de, alışkanlıklarınızı değiştirdiğiniz gibi değiştirebilirsiniz. Yeter ki değişmeye karar verin.

Değişim arzusu, davranışlarınızı değiştirmekte birçok etkenden daha fazla başarılı olmanıza destek verir. Çabalarınızın çoğu başarısızlıkla sonuçlansa bile arzunuz, doğru yönde ilerlemenizi sağlar. Birçok insan gerçekten değişmeyi isteyip de bunun mümkün olduğunu kavradıkları zaman, daha iyi birisi haline gelme yolunda karşılarına çıkan engellerin üstesinden gelmeyi başarmıştır.

Düşüncelerinizi değiştirin! Dikkatimizi yoğunlaştırdığımız kavramlar, davranışlarımızı belirler. Zihnimizi işgal eden baskın düşünceler nedeniyle şu an bulunduğumuz yerdeyiz ve şu an olduğumuz insanız. William James şöyle der: “İnsanların, düşünce yapılarını değiştirerek hayatlarını değiştirebilecekleri gerçeği, benim kuşağımın en harika keşfidir.”

Duygularınız ve davranışlarınız, düşünceleriniz sonucunda oluşurlar. Yani duygularınızı ve davranışlarınızı değiştirmek için tek bir şeyi değiştirmeyi öğrenmeniz yeterlidir: Düşünce biçiminizi. Olumsuz duygularınızı ve davranışlarınızı engellemek için düşünme tarzınızı değiştirmeniz yeterli olur. Bu değişiklik aynı zamanda, size olumlu davranış biçimi de kazandırır.

Düşüncelerinizi yönetin! Amerikalı şarkıcı Roberta Flack, zorluklar içinde büyümüştü ve ailesini şöyle tarif etmişti: “Annem lise mezunuydu, babamsa sadece üçüncü sınıfa kadar okuyabilmişti. Ama onlar aydın insanlardı. Güzel konuşurlardı ve yüksek değerlere sahiplerdi. ‘İçinde yaşadığın durum, senin içinde yaşamak zorunda değil’ sözünü beynimize kazımışlardı. Düşünmek istediğin şeyleri kendin seçebilirsin, düşünmek istemediklerini de… Düşüncelerini yöneterek davranışlarını da yönetmiş olursun. Davranışlarını yöneterek ise hayatını!”