Bir An Önce Başlayın!

Yapmayı düşündüğünüz herhangi bir şeye bir an önce başlamanın size neler kazandıracağını tarif edemem. Maalesef bu gerçek, gençken farkına varabileceğiniz ya da özümseyebileceğiniz bir şey değildir. Bu prensibi en iyi kavramış olan canlılardan birisi de karıncadır. Kutsal Kitaplar’da şöyle der: “Karıncanın yanına git! Onun yolunu ve bilgeliğini düşün! Ona hükmeden birisi yoktur, ne onu gözleyen ne de ona emir veren… Yine de yaz boyunca ihtiyacı olanları depolar ve kış aylarında hiç aç kalmaz.”

Tek bir karıncanın çabası, çok küçük bir etki olarak görülebilir. Ne de olsa her seferinde ancak bir tohum, bir yaprak ya da bir kum tanesi taşıyabilir. Ve genellikle bu tek tek çabaların toplamda nasıl bir faydasının olduğu düşünülmez. Ama bu çabaların, başka birisi için dışarıdan ne kadar küçük görünürse görünsün çok daha büyük bir etkisi vardır.

Amacınız ne olursa olsun, o amaca ulaşmak için bir adım atmak gerekir. Kilo vermek, iş kurmak, çocuk yetiştirmek, kötü bir alışkanlıktan ya da depresyondan kurtulmak gibi amaçları düşünün. Hepsi için gerekli olan şey, bir adım atmak ve bunu zaman kaybetmeden yapmaktır. Ne kadar erken başlarsanız, o kadar fazla yol alırsınız. Erken başlamanın birçok avantajı vardır.

Erken Başlayarak Başarılı Olma Şansınızı Artırırsınız

Erken başlamak, her zaman size avantaj kazandırır. Düşünün ki 100 metrede Olimpiyat altın madalyası sahibi olan bir koşucuyla yarışmanız gerekiyor ve 63 yaşındasınız. Yaşınıza göre oldukça formdasınız. Ancak 100 metre şampiyonuna karşı kazanmanızın tek bir yolu var: 60 metre önde başlamak. Tamam, 80 metre olsun! Yarışı önde bitirmeniz, sizin ondan daha hızlı, daha yetenekli ya da daha formda olduğunuzu göstermez. Ama yarışa önde başladığınız sürece, yaşınıza rağmen, dünyanın en hızlı atletinin bile önüne geçebilirsiniz.