Başarı Yolunda Korku ve Mükemmelliyetçilik

Çoğu insan başarılı olmanın yolunun, hiç başarısız olmamaktan geçtiğine inanır. Ancak başarısızlık, başarının zıddı değil, aksine onun bir parçasıdır! Gerçek şu ki başarısızlığı ertelemek mümkün değildir ve bu durum, başarınız için itici bir güç olma işlevini üstlenir. Yeni fırsatlarla karşılaştığımızda başlamak yerine, başarıyı garanti altına almayı bekleriz. Ama beklemekle garanti ettiğimiz tek şey, başarısızlıktır. Michael Jordan bunu söylenebilecek en iyi şekilde ifade etmiştir: “Yapmadığın atışların %100’ünü kaçırırsın!” Bir karara varmadan önce ince eleyip sık dokumak akıllıcadır. Ama sakın yaptığınız analizlerin ve korkunun sizi hareketsiz bırakmalarına izin vermeyin!

Pek çok insan, yeni bir girişimin getireceği potansiyel ödüllerle ilgilenir. Ama sonra akıllarına gelen bin bir türlü mazeretle kendilerini yoldan çıkarırlar. Sıklıkla öne çıkartılan mazeretlerden bazıları şunlardır:

“Çok meşgulüm.”

“Bu, daha önce hiç yapmadığım bir şey.”

“Bunun için çok yaşlıyım ya da çok gencim.”

“Param yok.”

Bunların hepsi, çok basit mazeretlerdir. Tarih, Ray Krocof McDonalds gibi yaşlı, Facebook’un yaratıcısı Mark Zuckerberg gibi genç ve yaşlarına rağmen milyar dolarlık girişimlerde bulunan insanlarla dolu. Kararlar, mazeretlerden her zaman daha güçlü olmuşlardır.

Her şey “mükemmel” olmadıkça hareket etmeyi reddeden o kadar çok insan var ki… Bu da, bir başka mazereti ya da korkuyu maskelemek için öne sürülmüş bir nedendir. Gerçek potansiyelinize ulaşmak için koşulların “mükemmel” olmaları gerektiğine dair olan inancınızdan vazgeçin. İnanın, bir şeyler hep eksik olacaktır: Yeteriz bilgiler, kişisel zayıflıklar, dikkat dağıtıcı etkenler, yanlış zamanlama… Başarılı insanlar, elde edilen sonuçların mükemmel olmadıklarını kabul ederler. Ama onlar, edindikleri kazanımlara odaklanırlar ve mükemmeliyetçi olan, sürekli olarak mazeretler bulan ve bir başlangıç yapmaktan kaçan kişilerin yapamadıkları her şeyi başarırlar.