ATTAN İNİP EŞEĞE BİNMEK

Hepimiz bir gün işimizden ayrılmak zorunda kalabiliriz. Çok romantik bir cümle oldu. Fakat şirketimiz iflas edebilir, el değiştirebilir, küçülmeye gidebilir, patron emekliye ayrılmaya karar verebilir. Dolayısıyla hiçbir günahımız olmaksızın işimiz bizi terk edebilir. Bazen de büyük bir hata yapabiliriz ya da küçük küçük pek çok hata yapıp biriktirebiliriz, üstlerimizden biriyle geriye dönüşü olmayan bir kavgaya tutuşmuş olabiliriz, yerimizde saymış olabiliriz. Bu durumda ayrılık zaten kaçınılmazdır. Sonuçta kaldık mı işsiz? Kaldık.

Öncelikle kendi hatanızdan ötürü işten ayrıldıysanız yetersizlik, suçluluk gibi duyguları 3-4 günden fazla bünyenizde tutmayın. Neden işten ayrılmak zorunda kaldığınızla yüzleşin ve hatalarınızı tekrarlamamak, bundan sonra daha iyisini yapmak ve daha başarılı olmak için yapmanız gerekenleri keşfetmeye çalışın. Gerekirse yakınlarınızdan ve profesyonellerden bu konuda bilgi ve destek alın.

Muhakkak ki bir ruhsal çöküntü yaşayacağız. Tüm düşüncelerimiz eskisine nazaran daha karamsar olacak. Kendimize güvenimiz sarsılacak. Bunlar bir yere kadar normal. Ancak buradaki en ciddi tehlike şu: Attan inip eşeğe binmeye eğilimli olmak. Demek istiyorum ki en son ayrıldığınız işten daha az maaşa, daha küçük bir firmaya, daha alt bir pozisyona razı olmayın!

Eğer ev geçindirmek, borç ödemek gibi düzenli ve zorunlu maddi yükümlülükleriniz varsa tabii ki bazı şeylerden feragat ederek hızla bir işe girmeye çalışmalısınız. Fakat bu girdiğiniz işin sizin için sürekli bir iş olmadığını aklınızdan çıkarmadan, en az bir önceki çalıştığınız koşullarda bir iş aramaya mutlaka devam etmelisiniz.

Bazen de daha az maaşa ya da daha alt pozisyonda ama bir öncekinden daha iyi gelecek vadeden bir iş bulabilirsiniz. Burada öngörülü davranmanız gerekir. Gerçekten sizin önünüzü bir öncekinden daha fazla açacağına inanıyorsanız maaştan ve unvandan feragat edebilirsiniz.